takano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rosario: Bir Cadı Hikayesi

By : Rosario~

Bundan yıllaaaar yıllaaar önce… yok yok sadece iki yıl önce ilk manga çevirime başlamıştım. Onu ilk gördüğümde aramızda bir elektrik hissettim. Portakal çok sevdiğim bir meyve olmasa da çok çekici ve bana benzer gelmişti.  Böylece orange ı büyülerimin arasına kattım ve çevirmeye başladım ama ne çevirme… Efenime söyleyeyim  haftada bir mi dersin ayda bir mi dersin…. Bunun üzerine majoların majosu neobi bana bi güzel fırça çekti. Halbu ki bilmiyordu üzerimdeki büyünün etkisini…

Eğri oturdum düz oturdum ara sıra yamuldum çok düşündüm taşındım ama nedenini bulamadım. Sonunda bu üşengeçlik moralimi bozdu beni yatağa kitledi. Şimdi siz sevgili takipçiler bilmezsiniz benimde zayıf noktam üzülünce görünmez oluyorum. Flulaşıp saydam bir şey oluveriyorum. Böyle diğer majocanlar beni merak ede dursun ben odamdan dışarı adım atmıyor sesimi de çıkarmıyorum.

Orange’ı da hem üzüntüden hem orange ı yaratan bacımın mangayı bırakmasından çevirisine bir son verdim.
Gel zaman git zaman en az benim kadar bu hikâyeyi çok seven majoların majosu neobi işin peşine düşer. Üleyn der hem bizim uyuşuk ortalardan kaybolduuuuu hem bu karı canım hikâyeyi bıraktı gitti. İyisi mi ben bunun sebebini bir araştırayım. Böylece az gitmiş uz gitmiş çeşitli kaynakları araştırmış sormuş soruşturmuş bu bacının dedikoduları kulağına gelmiş. Meğer mangaka uyuşukluğundan çizimlerini bir türlü teslim edemiyormuş bunun üzerine kavgalar çıkınca yeter bırakıyorum deyip ardına bakmadan gitmiş. Neobi dedikoduları duyunca önce vay salak karı sen böyle bir sebepten mangayı bırak git diye hiddetlenmiş. Sonra aklını başına toplayıp gerçek dank edivermiş. Tabii ya!! Demek bu yüzden Bizim Ros üzüntüden hastalandı uyuştu hantallaştı. Mangaka onu etkiliyormuş..  Ne zaman mangakanın çizesi kaçsa uykusu gelse bizim Ros da kaytarıyor çeviri yapası gelmiyordu.

Böylece neobi apar topar geri dönmüş. Kurucu üyelerini bir araya toplayıp Ros’un durumunu anlatmış.
Pow, Nurdish ve nevale Ros’u bu durumdan bir an önce kurtarmamız lazım demiş. 4 majocan hemen koca kazanın etrafında toplanıp efsunlar hazırlamaya başlamış. Tüm gece gözlerini kırpmadan pür dikkat büyüye yoğunlaşmışlar. Böylece büyü hazır olunca güneşte yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlamış.

Bu sırada ben odamda zar zor nefes almaya çalışıyor, düşüncelerini bir türlü toparlayamıyordum. Derken kapım açıldı. Arkasına güneşi alan 4 cadıyı gölgeler içinde görünce önce korkuya kapıldı. Sonra cadılar içeri doğru yürüdükçe onların arkadaşlarım olduğunu anlayıp gülümsedim. “iyi de beni  göremiyorlar ki.. Bu ne işe yarar,” diyerek tekrar hüznüme gömüldüm.

4 cadı ellerindeki minik şişelerin kapağını açıp sihirli sözleri söyleyerek odamın dört bir yanına üflediler. Böylece önce yavaş yavaş yattığım yerden görünmeye başladım. Daha sonra gücümü geri kazandım. Bir süre sonrada tekrar eski Ros oluvermiştim.



Mutluluktan ağlamaya başladım. O sırada köyün tüm majocanları yanıma gelip bana sarıldılar. Fakat ben iyileşmeme rağmen hala içimde bir burukluk hissediyordum. Ben geri dönmüştüm ama Orange geri dönmemişti.

Neobi bu halimi anlayınca daha sonra bana Orange ı unutmam için yeni bir manga vermişti. Çeviriye başlamış, teslim gününü hiç kaçırmıyordum. Derken o his tekrar içimi kapladı. Tekrar odama gömüldüm. Çeviri vermeyi bırakıp Orange a yoğunlaştım. Böylece iki yılımı oda da Orange ı tekrar geri getirecek büyüleri deneyerek geçirdim. Her geçen gün uğradığım başarısızlık beni biraz daha mutsuz ediyordu.
Majo yılının 2. Ayında yine odamda büyüler denerken haberci baykuş bana bir mektup getirmişti. Hiç acele etmeden açıverdim. Kimden ve nerden geldiği de yazmıyordu. Yazan iki satır cümleyi okuyunca mektup elimden kayıverdi.

“Geri dönüyor.
Yakında, bu yıl içinde elinde olacak.”

Böylece sevinçten havala uçmuş ilk Neobiye haber vermiş beraber kendi aramızda haberi kutlamıştık. Heyecandan ne yapacağımı bilemiyordum.
Günler günleri takip etti, zaman geçmez oldu. Sonunda baykuştan bir mektup daha geldi.

“25 Şubat Majo yılı.”

Çığlıklar atarak 10 gün geri saydım. Herhalde en mutlu majo yılımdı. Böylece 25 i gelip çatmış Orange tüm kusursuzluğu ile karşımda duruyordu. İlk birkaç sayfasından sonra devam edemedim. Sonuna kadar okuyamadım. Neobiye söyledim. Sonra hemen başlıyorum çeviriye dedim ve böylece çevire çevire okudum bölümü. Ne kadar güzel olduğunu hala hatırlıyordum. Ne kadar içten ve benden olduğunu. İşte yine beraberdik. Orada olduğun gün ve kaderim.

Sekai ichi Hatsukoi

By : Neobi

Sekai ichi Hatsukoi - Yeryüzündeki en muhteşem ilk AŞK

Çıkış Tarihi: 2009
Cilt / Bölüm Sayısı: 8 cilt (devam ediyor)
Tür: Dram, Romantizm , Komedi , Yaşamdan kesit, Yaoi
Mangaka: Nakamura Shungiku
Proje: Mabushi Majo
Çevirmen:  powaQa
Editör: Neobi & Shea
                                                       
Şifre :  mabushimajo 



Konusu:
 Onodera Ritsu babasının yayın şirketinden Marukawa Shouten firmasına yeni transfer olmuştur.Shoujo manga departmanına atanmasının ardından hiç beklemediği biriyle karşılaşır.Takano Masamune!Kendisi shoujo departmanının editör şefidir ve Onodera 'yı hiç beklemediği bir anda öperek, ikili arasında en başlangıç itibariyle yanlış bir adım atmıştır.Aslında Takano,Onodera'nın lise yıllarından aşık olduğu ve sonrasında kendisiyle sadece oyun oynadığını düşündüğü Masamune Saga'nın ta kendisidir. Onodera lise zamanlarında O'na ilan-ı aşk ettiğinde aldığı karşılık sonrasında, aptal yerine koyulduğunu düşünüp, Saga(Takano)'yı o an itibariyle terketmiştir. Yıllar sonrasında tekrar yolları kesişen Takano ve Onodera bundan sonra nasıl davranacaktır? 

CİLT 6
Bölüm 11 HF | MF


CİLT 7
Bölüm 12-17,5 MG MF

CİLT 8
Bölüm 18 HF MF 
Bölüm 18,5 HF MF
Bölüm 19 HF MF
Bölüm 19,5 HF TF MG
Bölüm 20MF TF
Bölüm 21 MF TF MG
Bölüm 21,5 MF TF MG
Bölüm 22   TF  MG     
Bölüm 22,5  TF MG       
Bölüm 23 TF MF MG
Bölüm 23,5 MF TF MG

- Copyright © Mabushi Majo - - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -