Neobinin Güncesi: Mabushi Cadılarından Mesaj Var: Açık ve Net...

By : Neobi
Ufak bir ön not/uyarı:
* Bu blogtan herhangi bir şekilde faydalanan herkesin okumakla yükümlü olduğu bir yazıdır.
*Okumadığınız takdirde oluşabilecek sorunlar, yöneltilecek sorular tamamen cevapsız bırakılacak ve aşağıda değineceğim şekilde uygulamalar yerine getirilecektir.
* Sadece bir kişinin bile çıkıntılığı/aksiliği/densizliği buradan faydalanan herkesi etkileyebilecek kapasitede sonuç doğurabilir.

Evet uyarımızı da yaptığımıza göre artık eteğimizde ki taşları dökebiliriz. Başlık sizi kısa ve net diye yanıltmasın. Yazı olabildiğince uzun fakat vermesi gereken mesaj nettir. Eh tüm uyarılar verildiğine göre başlayalım mı? Hadi bakalım...


Malumunuz bundan 2 hafta kadar önce bir net sorunu yaşadığımı gerek güncel olarak, gerek chat kısmında muhabbet olarak, gerekse face üzerinden olmak üzere binlerce kez belirttik. Bunlarda yetmedi her konunun altına " nerde bu güncel yaa " tarzında yorumlara sabırla cevap verdik. Ama oldu mu? Tatmin oldular mı? Cevap maalesef koca bir hayır. 
Tatmin olmayı da geçtim bir de sanki biz sizin uşaklarınızmışız gibi emirvari tavırlar, hakaretler havada uçtu. Buna bi dur demenin zamanı geldi.  Çünkü sizlerin ( o kısım kendini gayet iyi biliyor. Sabırlı takipçilerimizin üstlerine alınmamasını umuyorum ) bu emeği hiçe sayan densiz tavırlarınız bizlerde bıkkınlık yaratmaya başladı. Çünkü siz böyle çok afedersiniz ama akılsızca yorumlarla kendinizce kendinze bir şeyleri kanıtlamaya çalıştıkça bizler sizlerden usandık. Bu işe en başında girişme niyetim tamamen benim stres atma yöntemimdi. Manga benim kendimi rahatlattığım bir alan. Severek yaptığım, yaptıkça mutlu olduğum bir uğraş. Daha doğrusu uğraştı. Fakat sağolun ki sizlerin sayesinde şuan benim için sadece bir yük halini aldı. Yetiştirmem gereken bölüm oldu, milletin çenesini kapatacak bir araç oldu, hiç hak etmeyenlere giden bir emek oldu... Her şey oldu da ona sarılmamı sağlayan severek kısmını da kaybetti bu arada.
Şunu sakın unutmayın manga işi sabır, emek, zaman ve vefa  isteyen bir uğraş. Ama en önemlisi de sevgi isteyen bir uğraş. Biz sizlere bir şeyler sunmak için uğraşırken elimizde ki bölümü severek yapmazsak size vereceğimiz ürün kaliteden yoksun olur. Size vereceğimiz ürün baştan savma olur. Ki onu da tamamlayacak mecali kendimizde bulabilirsek.

Peki ben/biz bunları neden diyorum/uz. Daha doğrusu bunca zamandır hiç böyle bir veryansınımız olmadı da şimdi neden böyle bir tutum sergiliyoruz? Bir kaç mail, face, yorum kısaca bir derleme sunacağım sizlere sabrımızı taşıran. Hadi bir göz atalım: 

1)  Hay ben sizin vereceğiniz günceli ...... Kış uykusuna yattınız dicem ama yaz da geldi. 
( bunu yazan şahıs ayıgillerden olduğu için.... )

2) Bu aralar doğru dürüst hiç güncel vermiyorsunuz... üç yıl dolunca düzen bozulmaya gerçekten başlanıyormuş.. ( güncel verdikten sonra ki hafta bu dediğin oldu mu şimdi? )

3) Takip ettiğim x mangasın da şuan 30. bölümdeyim ve  1,5 senedir de seri aynı bölümde. Ne gevşek bir grupsunuz. Yapamayacaksanız almayın gardaşım.  ( bahsettiği mangada 1 hafta önce güncel vermişiz. Seride güncel durumdayız. ( güncel serilerin ingilizce aylık çıktığını biliyorsunuz değil mi? ) ve seri şuan 60 küsürüncü bölümde. )

4) Neobinin kendi dili yok mu da sen cevap veriyosun salak ya ( Kişi kendisi gibi bilirmiş karşındakini..... ) 

5) Bayadır yeni bölüm gelmiyor yarıda mı bıraktınız yani güzelim seriyi? ( ee be güzel kardeşim bundan asırlar önce ki güncelim de seri güncelde ayda bir ingilizcesi çıktıkça vereceğiz demedik mi biz? )

6) Düşündüm de skip hazır güncele yaklaştığına göre artık ben çevirip editlerim. Siz bırakabilirsiniz.. ( ba ba ba oldu paşam başka derdin? )

7) Orangeyi ne zaman vermeyi düşünüyorsunuz? Sizi beklemekten bi hal oldum yhaaa ( Seri günc-....  Valla çizimleri daha bitiremedik malum ilk manga çalışmamız. Hala kakeruyu çizme aşamasındayız bakalım kısmet... ) 

8) Kaicho wa maid sama oldukça ağır geliyor mangası bana nasıl yapılacağını anlatırsanız mangayı çevirmek istiyorum.. ( Peki sorarım sana ey ademoğlu şimdiye kadar neredeydin? Biz seriyi bitirmeye bu kadar yaklaşmadan önce nerelerdeydin? )

9) Kaicho bitmiş. Son bölümünü çevirebilir misiniz? Saçma gelebilir ama o bölümü okumak istiyorum. Zaten bitirilişine hala alışamadım, şaka gibi geliyor. Bunu istiyorum çünkü her ne kadar karşılıksız ve içinizden geldiği için bu işi yapsanız da bölümler çok yavaş geliyor. 9 ayda 17 bölüm çevirmişsiniz, manganın bitmesine de 38 bölüm var. Bu hızla 1,5 senede gelir fakat ben bekleyemiyorum.  ( Şaka mısın anlamadım ki :S )

10) Kaichou wa maid samanın cevirileri neden devam etmiyor 81. bölüm kdar yayınlndı ama mangaturkte 34. bölüme kdar var biri bni bldgilndirbilir mi? cevirisi yapılmayacak mı? ( No comment.... ) 

11) Bana sorsalar shoujo, yaoi gibi seriler için ne çevirmen nede editör atarım bu piyasaya. Gidin oyuncaklarınızla oynayın. Yaoiymiş cins cins işler.. ( Atamayı neye göre yapıyorsunuz? KPSS, Ales, YDS, DUS, TUS ? )

12) Şey ben x grubu için editör olacağım ama daha photoshop bilgim yok. Bi zahmet bana öğretsen diyorum. ( buraya ne yazsam diye düşündüm.. düşündüm.. düşündüm... Haznemde fazlaca kelime olduğuyla övünsem de cidden yazacak tek bir kelime bile bulamadım... )

13) Ben önceleri skip beati bir siteden okuyordum. 125. bölüme falan geldiğimde o site kapandı ( bakınız mangatürk ) Ve hemen akabinde skipi siz alıp çevirmeye başlamışsınız.  Umarım o site  gibi yarıda bırakmazsınız. Ve umarım o kalitede devam edersiniz. ( biri arkadaşa çıkışı gösterebilir mi? )

14) Yaaa neden kapattınızzz. Ben dengekiyi nereden okuyacağım şimdi. Alumina yeppuda mabushi gibi bir sürü grup dengekiyi alıp ağırlığına dayanamayıp bıraktılar. Ama siz büyük bir sabırla dengekiyi güncele kadar getirdiniz. İngilizce bulamadınız ispanyolcadan bile çevirdiniz. Biraz daha dişinizi sıkıp seriyi bitirdikten sonra kapasaydınız bari. Şimdi bilmem x grubu seriyi alıp 6 bölüm editleyip biz yaptık diye hava atacak. Emeklerinize yazık değil mi? ( Bu şahsı da yukarda ki şahısla birlikte postalarsanız sevinirim )

15) Yamada kun benim bebeğim. Madem siz bıraktınız biz alalım o zaman. Bu güzelim seri ortalarda kalmasın.. ( Nurdish seni nabar biliyon muuuuu :P )

16) Bir sürü bölüm vermişsiniz teşekkürler ama neden x mangası yok. Ben onu bekliyorum. Onu hemencik yapıp bitirip diğerlerine öyle devam etseniz? ( sana özel bir kuruluş gibi mi duruyoruz acebası? ) 

17) Kaichou wa Maid sama 2 haftada 1 çevriliyor.( mabushi majo) Siz çevirebilirmisiniz ? ( bulupta bunamak.... )

18) Kaichou wa maid-sama mangasını 2 haftada 1 geleceğini bilmek beni sinir ediyor. Ömrümden ömür gidiyor gibi. sonra ingilizce okuyon öylesine bütün spoiler giriyo sana. Çok mu imkansız çokmu kötü bişey insanları bekletmemek.? Bu konuda başarısızsınız. Bide saçma gelebilir ama önemli olan müşteri (Kullanıcı) memnuniyeti değilmidir ? O kadar fansub olmuşsunuz insanları memnun etmek için. Bu kadarını yapabilmeniz gerekir değil mi ?. Hatam varsa düzeltin.. ( hangi müşteri memnuniyeti pardon da? Neden senin gibi birini memnun etme gibi bir çabamız olsun ki. Mümkünse bundan sonra kesinlikle bizde yayınlanan maidleri okuma!!! )

19) Kaichou wa Maid-sama Mangası 82. bölüme kadar var. Çoğunuz görmüşsünüzdür. AMA SORUN ŞU Kİ; MANGA ÇEVRİLMİYOR ! O kadar manga var. Herkes nefes nefese okumak için bekliyo ama 2 ayda 1 manga çevriliyo. 40. mangadan itibaren çok sinirlenmiştim ama artık dayanamıyorum lütfen artık birisi ÇEVİRSİN ŞU MANGALARII ! ( ingilizcem olsa ben çevircem ama yok işte malesef -,-) ( üzgünüm ama şekerim derdinin bile ne olduğunu anlamadım :S ) 

Yeter mi? Devam edebilirim isterseniz. Zira bu liste uzar gider ki hakaret içerikli olanlara daha girmedim bile. İşte tüm bunlar buzdağının size gösterdiğim kısmı. Görünmeyen kısım ise içler acısı...

Birinci muzdarip olduğumuz kısım sizinde yukarıda okuduğunuz üzere saçma sapan, kendini bilmez, yorumlar. Hakaret içerikli olanlar ise tamamen insanlıktan çıkmış kişilerin ürünü. Klavye delikanlılığı dedikleri bu olsa gerek.. 

İkinci sıkıntı duyduğumuz konu ise insanların bir işi yapanın kim olduğuna bakmadan gidip bizim serilerimizi ekleyenlere teşekkür etmesi. Hatta onu da geçtim bizi sallayıp seriyi sanki onlar yapıyormuşçasına takındığı tavırlar. Yukarıda mangatürk kısmıyla ilgili yorumları okumuşsunuzdur. Biz yapıyoruz ediyoruz, adam mangatürk kapandı diye seri yarıda kaldı sanıyor, veryansın ediyor. Bre müslüman, bre güzel kardeşim.. O serilerin başına koyduğumuz hayvan kadar creditleri sence oraya süs diye mi yerleştirdik? İnsan 2 saniyesini ayırıp bakmaz mı kim yapmış la bunu diyerek? Normal hayatta da böyle misiniz siz? Şu da var bu sadece bizim sorunumuz değil. Bizim gibi kendi alanını oluşturup bu işe emek veren yüzlerce bloğun/ fansubun sorunu. Tek tek farklı çatılarda farklı serilerle bir sürü okura hizmet versekte ne yazık ki çoğumuz hatta belki de hepimiz hakettiğimiz değeri görmüyoruz. Yazık cidden... 

Üçüncü öğğ getiren konu ise hala ısrarla devam eden şifre sorunsalı. Abi sitenin girişine o koca kutuyu biz neden koyduk? Sizler rahat edin diye. Artık şifre sormayın diye. Hayır yani o kutucuğa ok demeden bloğa bile giremiyorsun. Eeee buna rağmen  hala NEDEN şifre ne diye soruyorsun müslüman...

Diğer bir husus ise durdurulan yada durduruldu sanılan proje triballeri. Şimdi eğer biz bir projeyi durdurduysak askıya alındı diye duyuru yapıyoruz. Bloğun üst kısmında projeler butonu var. Oranın üstüne mausunuzla geldiğiniz takdirde one shotlar, devam edenler, bitenler bla bla diye bir sürü seçenek çıkıyor size. Nereye gitmek isterseniz tıklayın gidin. Baktınız askıya alınanlar konusunda sizin okuduğunuz manga yok. Demek ki o seri devam ediyor değil mi? Peki o zaman NEDEN bizi ısrarla yarıda bıraktınız mı diye sorarak bunaltıyorsun? Okuduğunu anlama gibi çok önemli bir yetiden yoksun musun arkadaş? Şaka mısın?

Ve son husus ise ELEŞTRİ sorunsalı. Ben daha ilkokuldayken bana öğretmenim oyunla karışık beğenmediğim yada yanlış olduğunu bildiğim konuyu nasıl eleştirmem gerektiğini anlattı. Ortaokula geçtim eleştiri olayı daha da derinleşti. Liseye geçtim edebiyat dersleri sağolsun tam kapsamlı öğrendim bir şey nasıl eleştirilir. Arkadaşlar eleştiri insanlara doğruları göstermek için yapılır. Eğer bunu yaparken bir de yapıcı bir üslup kullanırsanız kral olursunuz tadından yenmez. Siz hiç yıkıcı eleştirilerin dünyanın herhangi bir ülkesinde işe yaradığını gördünüz mü?

Öyhh anlatırken bile içim şişti... Cidden bu konuda ilk ve son kez konuşuyorum. Siz kendini külhanbeyi sanan kişiler...  Bu içinde bulunduğunuz  iğrenç ötesi tutum ve davranışlar sizin kalitenizi belli eder. Sizin yorumlarınız bizi usandırır sizi ise rezil eder. Emin olun burada ki herkes nasıl laf sokulacağını da, küfür edileceğini de, bir insanın nasıl yerin dibine sokulacağını da çok ama çok iyi biliyor. Ama bizler edep ve saygıyı da çok biliyoruz. İnsanlara bir şeyleri diretme, hele hele onlara hakaret etme gibi bir hakkımız olmadığını da çok iyi biliyoruz.
Bizim burada ki amacımız çok basit. Biz sizler için manga (lar) hazırlarız sizler beğendiklerinizi okur, isterseniz bizi teşvik etmek adını da bir teşekkür eder sonra da geçer gidersiniz. Olması gereken bu. Bir güncel gelmedi diye gelip ana avrat küfredemezsin yok öyle bir dünya... 
Bizler sizlerin ne uşağı nede paralı çalışanlarıyız. Aksine hepimiz işini gücünü almış insanlarız. Hepimizin birbirinden farklı hayatları, amaçları, uğraşları var. Ve hepimiz bu işe bu günlük sıkıntılardan arınmak için geldik. İşte bu kısmı SAKIN aklınızdan çıkarmayın. Eğer bu tarz tavırlar artarak devam ederse çok üzgünüm ama her şeyi olduğu gibi bırakır GİDERİZ.  AÇIK ve NET...... 
Biz insanların saçma salak kaprislerini çekmek için uğraşmıyoruz burada. Sizlerin yapacağı tek şey bizlere teşvik amaçlı  ufak kuru bir teşekkür. Hepsi bu. Bir teşekkür etmek bu kadar zor olmamalı... Ha o teşekkürü de etmeyecekseniz bi zahmet susun. Hiç konuşmayın. Hatta bloğumuza bile gelmeyin.  Googleye hiç mabushi yazmayın bile...

Bu gibi şeylere önlem olarak özgürlükte kısıtlamaya gitmeye karar verdik ( ki biz insanların düşüncelerini belirtirken kesinlikle özgür olması gerektiğine inanan ve bunu savunan insanlarız ) Şöyle iki uygulamamız var artık:
1)Artık anonim kişiler bloğumuza yorum yapamayacak. Çok yorum yapmak istiyorsan üye ol gel kardeşim.
2) Bundan sonra tüm yorumlar denetlemeye tabii tutulacak. Öyle her ağzınıza geleni yazamayacaksınız yani.
( özgürce yorum yazabileceğiniz son günceldir bu )

Bu konuyu yeterince açıkladığımıza inanıyorum ve burada kapıyorum. Gelelim eğlenceli bir konuya...
İyi ki doğdun sago.. İyi ki doğdun sago.. İyi ki doğdun, iyi ki doğdun, kaç yaşına girdin sagooooo :) Sevgili hem çevirmen hem editör arkadaşımız sagosonun geçenlerde doğum günüşüydü. Fakat ben güncelde kutlamayı düşünürke, güncelin günden konusu birden değişincee... Üzgünüm sago, gomenne sagoo, bizi affet sago.. Seneye en afillisinden kutlucaz söz sagooo <3

Son olarak ekipte ki cadılarımız ne yapıyormuş bir bakalım:


Şeker kız sagonun doğum günüşünüde kutladığımıza göre gelelim bu haftanın günceline.
Güncel Listesi:
Black Bird Bölüm 24-25
Bokura Ga İta Bölüm 35-36-37-38
Dengeki Daisy Bölüm 66
Kaichou Wa Maid Sama Bölüm 65-66-67
Kyou koi wo hajimemasu Bölüm 23-24
Kyou no kira-kun Bölüm 5
Koizora Bölüm 6-7-8
L- DK Bölüm 38-39-40
Love İn The Mask Cilt 17-18 ( 71-78)
Love Stage Bölüm 15-15,5-16-17
Nana Bölüm 8-9
Orange Marmalede Bölüm 55-56-57
Pupa Bölüm 10-11-12
Sekai ichi Hatsukoi Bölüm 23 – 23,5
Skip Beat Bölüm 171-172-173-174
Yankee kun to megane chan Bölüm 82-83-84
Yumemiru taiyou Bölüm 27-28
My dream My work Bölüm 1-6 ( seri tamamlandı )
Totalde 58 bölüm 1915 sayfa
Mabushi Majo Ailesi Keyifli Okumalar Diler...
Dip Not: Bu bölümlerde emeği geçen tüm cadılarımıza sonsuz, kalpten ve kucak dolusu teşekkürler. Kızlar siz en iyisisiniz ;) 
Dip Notun dibi: Ve özel olarak bu güncelde benimle birlikte ekstrem emek ve zaman harcayana powaqa ve eva'ya da ayrıcana 2 katı teşekkürler :)
Dip Notun bilmem nesi: Ortak proje olan my dream my work'te bizimle iş birliği yapmak için bizimle kontak kuran ve eyifli bir süreç geçirmemize neden olan webtoon garden fansuba teşekkürler...

My Dream, My Work

By : Neobi




Yayın Yılı: 2010
Durumu: Tamamlandı / 6 Bölüm
Yazar: Seok-Woo
Çizer: Seok-Woo
Tür: Dram, Romantik, Hayattan Kesitler
Çevirmen: BloodyMary, KeanuReeves25, .a., alisdreamer
Editör: Eva, Mahlas



Konusu: Hikayemiz, yılın ilk kar yağan gecesinde kız arkadaşıyla olmayı hayal eden bir erkeğin ve aynı gecede yolları bu erkekle kesişen bir kızın hikayesi. Ancak kız düşürdüğü cüzdanını ona vermeye çalışan erkeği yankesicilikle suçlamıştır. Zaten bir ayrılığın acısını yaşayan gizemli kız, ona bir sandviç parçası verir ve onu merak içinde bırakarak oradan ayrılır. Birbirleriyle yılın ilk kar yağan gecesinde karşılaşmaları kader miydi yoksa tesadüf müydü?

İndirme Linkleri:
Bölüm 1-6 TF MF MG

Nurdish Güncükü

By : Nurdish
Ben geldim!!!

Özlememişsinizdir tabii sevgili ve kıymetli Okurlarım. Olsun, ben de zaten sizi özlemedim :P

Her zamanki gibi son anda tüm ayarlamalarımı yapıp bir güncelle daha karşınızdayım. Bu sefer çooook güzel bir sürprizimiz var! Saparrow ve ben, Yankee-kun na Yamada-kun to Megane-chan to Majo Özel Bölümüyle karşınızdayız!!! Şak Şak Şak!!! Özellikle Saparrow'a bu bölüm için teşekkür ederim. Has editörlerimiz gerçekten işlerini çok iyi yapıyorlar. Yamada ve bu özel bölüm ekstra yetenek ve beceri isteyen bölümler. Eğer İngilizce bölümlere bakarsanız aradaki farkın ne kadar büyük olduğunu görebilirsiniz. Bu konuda Eva ile Saparrow şahaneler. Sunako'nun düzenini yapan "Run Away" Arum'cuğuma da teşekkür etmek isterim. Her ne kadar beni bölümler için süründürse de "Abla n'olur affet, bi' daha yapmi'cam..." şeklinde af diledi, eh ben de güncele ulaşmak için bana yardım eder diyerekten tekrar bir şans verdim. (Hehe... kızma Arum'cum, hakettin gene :D)

Bu özel bölüme gelince... Bildiğiniz (ya da bilmediğiniz) üzere Yankee-kun to Megane-chan mangasının hem Japonca'sı hem de İngilizcesi bitti. Japonca'yı bitirdikten sonra mangaka yeni serisine ( şu an 100'lerde olan) Yamada-kun to nananin no Majo mangasına başladı. Yakın bir zaman önce de böyle özel bir bölüm yapmaya karar verdi. Yankee-kun benin en sevdiğim ve eğlendiğim mangalardan biridir. Onu referans alarak Yamada'ya başladım. Bu özel bölümü kazara çince manga sitesinde gezinirken buldum ve çevirmeyi kafaya koydum. Çok zaman geçmeden İngilizce'ye de çevirildi zaten. Kusura bakmayın, ancak şimdi verebiliyoruz bölümü. Bölüm yorumlarıma gelirsek, çerezlik, nostaljik hoş bir bölümdü benim için. Sevdiğim karakterleri bir arada görmek çok güzeldi. Keşke Mangaka bir çılgınlık yapsa da Yamada-kun mangasının içine Adaçi'yi cadı olarak katsa... Genelde, hatta hiçbir zaman mangakalar eski manga karakterlerini yeni serilere katmıyorlar. Halbuki, o karakterler hala seviliyor, bir kaçını az da olsa kat gitsin! Hatırlarsanız Yamada'nın ilk bölümüydü sanırım, Şinagawa hoca olarak görünüyordu. Yanında da Çiba vardı, Şirayşi'yle şakalaşıyordu. Çok hoşuma gitmişti. Ama bu özel bölümü gördükten sonra hiç umudum kalmadı. Mangaka bir daha bu karakterleri bir araya getirmez, sanmıyorum.

Neyse canım, bu kadar yorum yeterli artık. Şimdi güncellerimizi verelim! Afiyetler Olsun!

Yamato Nadeshiko Shichi Henge: 109-110
Yamada-kun to Nananin no Majo: 93
Yankee-kun na Yamada-kun to Megane-chan to Majo [Özel Bölüm]



Not: Bu hafta komik gifler için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz gençler. ;)
http://onedio.com/haber/en-pislik-17-hayvan--83824?utm_medium=pch_link&utm_source=mesutv&utm_content=click&utm_campaign=Ba%C5%9Fka%20Hayvanlara%20Pis(%C3%A7)lik%20Yapan%2017%20Komik%20Hayvan&utm_term=0xid-5300224464af880766000013-52a093367cc3557f28000007





Evanın Güncesi: Neye Niyet Neye Kısmet

By : Eva
Hayırlı pazarlar Neobi güncelini bekleyenler maalesef net sorunu hala çözülmedi daha önce netine ne olduğu söylendiğinden tekrar etmeme gerek yok sanırım onu okumayanlar bunu da okumayacaklarından yazsam da bir şey değişmeyecek :)

Sorun çözülmedi ama bu haftayı da boş geçmek Neobi'nin içine sinmedi en azından gönderebilirsem bir kaç bölüm göndereyim yayınlayın dedi buraya kadar her şey iyi hoş ama güncel yazını da yolla dediğimde verdiği cevabı duyunca en çok ben dua ettim neti gelsin diye maalesef dualarım tutmadı ühühüühühü.


Güncel yazısı bana kaldı hayır normalde birine günceli sen yaz desen hediye gibi bir şey olur ama iş bana gelince cezaya dönüyor ne ettiysem vazgeçiremedim daha önce yazmam gereken şeylerde kaçtığımdan bu sefer yırtamadım, hani anime manga karakterleri vardır tek başına bir köşede kalırlar konuşamazlar felan hayır öylede değilim çokta konuşurum ama iş düşüncelerini yaz yada bi'şey hakkında yaz olunca donuyorum garip bir durum değil mi :) Peki neden şimdi bülbül gibi şakıyorum korkunun gözünü seveyim kısa yazarsan bittin sen dedi üzgünüm bana katlanmak zorundasınız böyle bir durumu nurdish'lede yaşadım öpüyorum seni :) Sunako da 2 satır yazmam için çok uğraştı bana kalsa bir sorarım iki sorarım ne halin varsa gör derim.


Edite nasıl başladım onu anlatayım herkes gibi bir şekilde yolum buraya düştü yeni bir yer diye gelmiştim ki birde ne göreyim skip ve neobi biraz kurcalayayım ne var ne yok derken tık tık sesler birileri konuşuyor kahramanımız gene neobi biraz okudum biraz daha okudum baktım olmuyor selam verip sohbete katıldım ki hayatım boyunca yaptığım en büyük yanlışlardan biridir bu hareket :) neysem biraz zaman sonra ekibin bizler için ne kadar uğraştıklarına şahit olunca yardım edeyim dedim peki edit yapabilir miyim imkanı yok ama balonları sileyim kabul ederlermi neobi'nin kapısını çaldım böyle böyle yapsam faydası olur mu, olur dedi hangi ps yi kullanıyorsun paintten silerim sadece sileceğim ne kadar zor olabilir ki olmuyormuş :) kalitesini düşürür ps kurmalısın iyi hoşta ben pc bile tv niyetine kullanıyorum en ufak birşeyi bile kardeşime yaptırıyordum photoshop bulamam kuramam uğraş uğraş en sonunda ps hariç başka şeyler kurdum..
Aynı işe yarasalarda ps nin yerini tutmaz ve beceriksizliğimi gören neobi al bunu kur diyip beni kurtardı, verdi bir 2 bölüm silme kolay tabi başka başka diyip kızı bıktırdım beni nurdish'e pasladı git sunako sil o seni oyalar dedi beni başından resmen attı :(
Bunu gören nurdish beni evlat edindi ve sunakoları verdi her şeyi sil, her şeyi sil derken bu deve gibi kanjilerdemi evet onlarda hiç ing ve bizim yaptıklarımızı karşılaştırdınız mı resmen sayfaları çamaşır suyuna basar gibi temizliyoruz sayfanın yarısından çoğu kanji silinince tertemiz sayfalar oluyor neyse balonları silerken clone çabalarım başarılı oldu. ben manga temizlemede iyidim ama nurdish'in tatlı tatlı beni kandırmasıyla çeviride ekle yok ben yapamam desem de bu bizim kızlara ben yapamam demek fayda etmiyor bir dene denemeden ne biliyon dedi derkene hem nurdish'in hem neobi'nin verdiği tüyolar ve yol göstemeleri ile bişeyler yapıyorum. Kesinlikle hiç pişman değilim edit benim için bir oyun gibi eskiden oyuna ayırdığım zamanı şimdi edite ayırıyorum ama hazır çenem düşmüşken sitemimide yapayım
( bokura ga ita ) ben bu mangaya ne emekler veriyorum güzel güzel süslüyorum ve karşınıza getiriyorum ama yaptığım bir diğer manga ( maid sama ) gösterilen ilgi bokuraya gösterilmiyor bir köşede boynu bükük kalıyor, şu yukarıda gördüğünüz top 9'a giremeyen tek serim ben animesini izlemedim eğerki animesi yüzünden uzak duruyorsanız kaynak ( neobi. pow ) manganın animeden kat kat güzel olduğunu söylüyorlar aşk sa aşk, dram, romantizm, komedi daha ne olsun :) sitemizde bu şekil ağır topların ( skip, maid, dengeki ) gölgesinde kalmış bir çok seri var onlara da bir şans verin derim.



Bu kadar gevezelik yeter bu küçük güncel ile sizi baş başa bırakıyorum.


Güncel Listesi
 Orange Marmalade Bölüm 53
PUPA bölüm 9
Yankee-kun to Megane-chan Bölüm 81
Bokura Ga İta Bölüm 34
 L-DK Bölüm 37
Skip Beat bölüm 170

Mabushi Majo Ailesi Keyifli Okumalar Diler


Neobinin Güncesi: Dağları Deldim Bir Başıma + Nurdish Güncükü

By : Neobi


Evvel zaman içinde kalbur saman içinde... Cinler cirit oynarken eski hamam içinde... Develer tellal iken, pireler berber iken... Şimşekler gökyüzünü yoklar, depremler yeryüzünü sallar iken...  Mecnun Leylasını, Kamber Arzusunu, Züleyha Yusufunu kovalar, Ferhat Şirin için dağları deler iken... Analar tarlaları beller, babalar kahvede dedikodu eder iken... Yıllar yıllar öncesinde hayat denen olgu çok daha güzel iken... Yeşilin, özgürlüğün ve insanlığın bol olduğu bir devir varmış bizler bilmesekte hikayesi anlatılan. Kızları masum, erkekleri çalışkan, özgürlüğün kol gezdiği, yeşilin gök mavisiyle buluştuğu bu zamanlarda bir kız yaşarmış küçük kasabanın birinde... Daha önce iki boynuzlu ejderha olarak anılan dış dünyaya hiç açılmamış bu kızımız kendi halinde bir iki işin ucundan tutar, anasını babasını mutlu eder, yaşlıların poşetlerini taşırmış pazar yerlerinde. Gün olmuş devran dönmüş aradan yıllar yıllar geçmiş. Küçük gül goncası büyümüş, serpilmiş ve millete hayrı dokunacak - belkide kocaya gidecek :P - bir yaşa nihayet gelmiş. Artık pek de genç olmayan anası, babası kızlarını tutup kollarından oturtmuşlar karşılarına.
"Bak" demiş babası biraz hüzünlü bir sesle. " Seni ne çok severiz bilirsin.. Fakat artık annen de ben de yaşlandık sense büyüdün. Yok artık öyle boş beleş geçinmek üzerimizden. Ya git zengin ağanın oğluyla evlen, yada böyük şehire yerleş çalış biraz para kazan" - eh o devirde her şey pek de güllük gülistanlık değilmiş demek ki :P - Almış mı kızımızı bir derin korku. Geceler geceleri, günler cüceleri kovalamış durmuş... Ya ağanın hödük oğluna varacak yada buralardan göçüp gidecekmiş... Düşünmüş taşınmış, oturmuş kaşınmış... Her ne kadar sarı kızını, anasının peşinden dolaşan ak kuzusunu çok sevse de gönlü hödüklükte tavan yapmış ağa oğluna varmaya razı olmamış ve vermiş kararını. Büyük şehire gidecek, bir sürü para kazanacak, sonra da geri dönüp tüm köyü satın alarak mutlu mesut hayatının son demlerini geçirecekmiş doğduğu bu güzel evde.... - size kızımızın pek saf olduğunu söylemiş miydim?  -
Ertesi gün sabaha karşı pek sefdiği dallı güllü fistanını çekmiş üzerine, almış bohçasını da omuzuna ve vurmuş kendini iki boynuzlu canavar olarak bilinen büyük şehrin yollarına...

Belirli Bir Zaman Sonra....

Bundan bir kaç yıl öncesini düşündüğüm de bir gülümseme sarıyor dudaklarımı. Sırt üstü yattığım yatağımda günün verdiği yorgunlukla mayışırken düşünmeye başlıyorum istemsizce. Acaba diyorum içimden.. Acaba ağa oğluyla evlenseydim nasıl bir hayatım olurdu... Gerçi bütün bunları düşünmek için çok geç. Büyük şehir dedikleri - zamanında adını bile duymak beni korkutan - bu şehire geleli neredeyse 3 yıl oluyor. İlk yıllarım oldukça sıkıntılı geçse de alıştım artık. Şuan beni hiç tanımayan birine buralı olduğuma dair çok kolay yalan söyleyebilir ve onu ikna edebilirim. Bu kocaman aşık olunası şehrin her köşesini avucumun içi gibi biliyorum.  Her yerden toplanıp burayı mesken edinmiş insanları tanıyorum. Dedim ya 3 koca yıl sonunda isteseniz de istemeseniz de öğreniyorsunuz zaten. Hiç de öyle korkulacak bir şey değilmiş burada yaşamak. Sadece biraz taviz istiyor. Biraz yalancı, biraz riyakar, biraz da çıkarcı olursanız sizden iyisi yok, el üstünde tutulursunuz. Fakat benim gibi saflığınızı korumaya kalkarsanız yandınız. Tek öğrenemediğim şey bu işte ama napayım. Bu kadar kusur kadı kızında da olur değil mi? 
Yarına yetiştirmem gereken dosyaları hatırlayıp kafama üşüşen düşünceleri kovuyorum bir anda.  Alelacele kalkmaya çalışırken çarşafa takılıp neredeyse düşüyordum. Küçük masa lamba mı yakıp raporları yazmaya koyulduğum anda bir tıkırtıya kulak kesiliyorum. Biraz dinledikten sonra ses gelmediğini fark edip yeniden yazmaya koyulduğumda tıkırtılar şiddetini daha da arttırıyor. Huzursuzca ayaklanıp mutfaktan kızartma tavasını kaptığım gibi yavaş ve dikkatli adımlarla evin içini tarıyorum. Kapıların sıkıca kapalı olduğunu garantiledikten sonra müstakil ufak evimin camlarını kontrol ediyorum. Görünüşte hiç bir sorun yok fakat sesler bir türlü kesilmek bilmiyor. Ürkerek yatağımın altını kontrol ediyorum. Fakat orası da temiz. Kafam karışmış bir halde elbise dolabıma yönelip kapısını açmamla birinin beni içeri çekmesi bir oluyor. 
Eğer şuan uykuda olduğuma emin olsaydım çok saçma bir rüyada olduğumu idda edebilirdim ama uyumadığıma adım gibi eminim. Fakat evde ki tıkırtıların sebebini ararken bir dolabın içerisinden farklı bir dünyaya geçiş yapmamı başka neye bağlayabilirim ki? Yo yoo yanlış duymadınız. Şuan çok çok ayrı bir alemdeyim ve buraya elbise dolabımdan geçip geldim. Karşımda bir avuç hayvan gözlerini dikmiş bana bakıyor bağlı olduğum ağacın dallarından. - ki bunu da yanlış duymadınız - Etrafımda dolanıp pijamamın eteklerini çekiştiriyorlar, yüzümde geziniyorlar, saçlarımı kemiriyorlar ve tek bir ses bile çıkarıyorum. Neden mi? Çünkü bu lanet olası evrime uğramış yaratıklar ağzıma bir avuç kozalak tıkamış durumda. Onlar yüzümde keşif turuna çıksalar da viyaklamaktan başka bir şey yapamıyorum. Tam o sırada bir çift ayağın bize yaklaşmakta olduğunu fark ediyorum. Altın sarısı saçları omuzlarına düşmüş, çimlerin yürümesi için kendisine yol açtığı, elinde baltasıyla sanki bu tabloyla çok alakasız olan bu kız ağzında sigarasıyla bana doğru eğiliyor. İçtiği sigaranın dumanı tüm yüzüme vururken görüşüm bulanıklaşıyor doğal olarak. Beni iyice inceledikten sonra tam karşıma bağdaş kurup oturuyor. Yüzümde, ensemde tüm vücudumda gezen hayvanlar beni terk edip ona doğru yöneliyor.
" Sevgili bebeklerim " diyor gayet hınzırca. " demek yine yaramazlık yaptınız ha?" 
" Hayır " diyor saçımın yarısını kemirdiğini düşündüğüm sincap. " Biz sadece oyun oynuyorduk. O buraya gelmek için kapıyı açtı sadece " Omuzlarını silkiyor. Sincap'ın konuştuğuna mı şaşayım, yoksa mercimek kadar beyni olmadığını düşündüğüm hayvanın beni suçlamasına mı? 
"Tamam tamam, anladım suçsuzsun fındık. Fakat misafirlerimize böyle davranmamalıyız değil mi? Şu ağzına tıkıştırdığınız kozalağı çıkarın önce " diyerek beni işaret ediyor yeni bir sigara yakmaya hazırlanırken. 
Tam konuşacağım sırada büyük bir gümbürtü kopuyor. Vahşi güzel - evet ona bu lakabı ben taktım çünkü adını bilmiyorum - birden ayaklanıp etraftaki hayvanlara bir şeyler söyledikten sonra koşar adım bizden uzaklaşıyor. Gürültüler şiddetini arttırdıkça etrafımda ki hareketlilik de çoğalıyor. 
" Hey... H- Hey sen... Sen sen şu pembe kulaklı tavşan. HEY BAKSANA BEEEE!" diye bağırıyorum etrafta koşuşturan hayvanlara. " Hı ben mi? " diye sevecen bir tavırla bakıyor gözlerime.
" Evet eee şeyyy burada neler olduğunu açıklayabilir misin acaba ? "
" Ben mi? "
Hay Allahım o kadar hayvan içerisinde en gerzeğine denk geldim galiba. Suratıma şirin bir ifade yerleştirip sevecen bir ses tonuyla,
" Evet " diyorum.
" Çok önemli değil ya. Sadece ormanın kralı buraya davetsiz bir misafir geldiğini fark etti " diyor ukala ukala fındık isminde ki sincap. " Ve büyük ihtimal şuan buraya muhafızlarını yollamak üzere seni aldırmak için. "
"Bir kere buraya ben gelmedim siz beni sürüklediniz. Ayrıca beni alıp ne yapacak ki?"
" Ne mi yapacak ? " suratında hiçte hoşuma gitmeyen o bilmiş gülümsemesiyle burnuma zıplayıp " tabii ki de cezalandıracak. Büyük ihtimal kazana atıp haşlar, yada dev oğluna yem eder, yada bekçi ejderhasına meze olarak sunar kim bilir " ...
Cidden hayvan haklarına saygım sonsuz olsa da bu kadar bilmiş hayvanların asılması için ne gerekiyorsa yapacağım geri döndüğüm zaman. Yada belki de gitmeden kendi ellerimle sıkı veririm ümüğünü... 

Bir kaç saat sonra kendimi hayvanların kucağında bir yer altı tüneline sürüklenirken buluyorum. Etrafı mumlarla aydınlatılmış burası, yer altında olduğunu düşünmezseniz oldukça güzel aslında. Sağıma soluma bulaşmış çamur ve toz parçalarını temizlerken vahşi güzel geliyor. Tüm hayvanlar binbir sevinçle kendisini karşılayıp boynuna atlıyor.
" ahhh " diyorum içimden. " çok sevildiği belli buralarda " 
" eee " diyor bana bakarak. " biraz kendine gelebildin mi? "
" evet " diyorum sersem sepelek. 
"Peki buraya neden geldin?"
"Aslında buraya ben gelmedim. Buraya sürüklendim "
"Kim tarafından?" 
" B- bilmiyorum. Sadece evimde duyduğum seslerin bir hırsıza ait olduğunu düşündüğüm-..."
" Ah anlıyorum bir kol seni buraya çekti değil mi?"
" Evet aynen öyle oldu. "
Sinirle hayvanlara dönüp " çocuklar size kaç kere dedim buradan olmayan insanları rahatsız etmeyin diye. "
Biz sadece oynuyorduk diye hep bir ağızdan mırıldansalar da havaya kaldırdığı eliyle hepsini susturup tekrar bana dönüyor.
" Biraz karışık bir durum ve kendi isteğinle buraya gelmedin biliyorum lakin kral şuan tüm ormanda seni arıyor. Bölgesine izinsiz girilmesini pek sevmez de. Bu yüzden seni bir an önce geri göndermeliyiz.  Fakat?"
" Fakat? "
- Hey Nurdish. Rosun sesiyle yerimden sıçrıyorum.
- Ah manga mı okuyordun afedersin. Neo seni çağırma mı söyledi de.
Parmağıyla çalışma salonunu işaret ediyor. Elimde ki mangayı sehpanın üzerine bırakırken
- En heyecanlı yerindeydim sen bölmeden önce biliyor musun? diyerek şakayla karışık Ros'un omzuna geçiriyorum hafifçe.
- Yapma ama diyor bezgince. Bu seri manga severler derneğinden 5 puan bile alamadı toplamda. Böyle çocukça bir şeyi kim sever ki hem. Çok saçma.
- Çocukça diye tekrarlıyorum.... Çocukça.... gülümseyerek çalışma salonuna girdiğimde kızları hummalı bir şekilde oraya buraya koşuştururken buluyorum. Neobi beni görür görmez bir hışım yanıma gelip kulağıma fısıldıyor: 
-Kimseye söylemedin değil mi?

İşin aslı Ros'un çocukça diye bahsedip yerlerde sürünen puanıyla dalga geçtiği manga Neobi'nin bunca yılın ardından hep edit  hep edit nereye kadar diyerek yazdığı hikayenin ilk bölümü. Yalnız ilk bölüm dediğime bakmayın kanımca aynı zaman da son bölümü de. Çünkü gerçekten aldığı hezimet karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Kim ne derse desin bu seri benim için çok değerli. Çünkü orada anlatılan hikaye Neobi ve benim tanışmamızı resmediyor. - Tamam hayali öğeleri fazla ama olsun -
Fakat bunu benden başka bilen kimse yok. Ve eğer devamını merak ettiyseniz kısaca özet geçeyim. Güç belada olsa Vahşi Güzel - yani sözüm ona neobik :P - envai çeşit irili ufaklı arkadaşıyla beni kötü kraldan kurtarıp evime yolladılar. Hatta Neobiyi bir kaç haftalığına benim dünyama alarak kendimce teşekkür ettim. Birlikte güldük eğlendik. Ve çok iyi anlaştığımız fark ettik. Gel zaman git zaman Neobiyi de kendi dünyama çekerek çok farklı diyarlarda kendimize yeni bir alan yarattık. Öyle işte...
- Aman ha diyor sessizce. Sakın kimseye anlatma. Hele de Ros'a. Diline bir düşersem alimallah yani.
- Ne fısırdaşıyorsunuz bakayım orada diyerek Neobinin lafını kesen Ros, hadi artık yapalım şunu diyor. Çok zaman kaybettik..
- Doğru doğru hadi bakalım nurdish cadısı takıl peşimize.
Küçücük ofisimizin mutfağına sürüklüyorlar beni kıkırtılar eşliğinde...
Mutfakta ki minik masanın üzerinde ki cadı pastasının etrafına toplanmış binbir cadı beni görünce hep bir ağızdan bağırıyor. 
İyi ki Doğdun Nurdish Cadısııııı <3
The End
Paslanmışım annem paslanmışım. Böyle allamm kıvrana kıvrana yazdım bitirdim cidden. Uzun bir müddet daha yazmayacağım kanımca asghfasgh Öhm Naber minna? Özlediniz mi bakayım beni hı hı hı? Tabiisi özleyeceksiniz. Gerçi özlediğinizin ben olmadığını biliyorum ama neysem hehehe. Müjdeli bir haberim falam yok. Gargamelle olan savaşım haala devam etmekte. Telefonumda kalan 1 gb'lık internetimi ellerim titreye titreye leptopuma bağlayıp bu cadının doğum günüsünü kutlamaya geldim burlara. Gör gör nee kaaa düşünceli, ne kaaa vefakar, ne kaaa cefakar, ne kaaaa tamam tamam sustum :D 
Nurdish annem seni anlatmaya hangi kelimenin gücü yeter bana söyle. Hangi kelimeler cürret edipde senin için hikaye olabilir hı ? Olursa da bu kaaa olur işte. Beğenmen dileğiyle diyip, doğum günüşünü en en en içten dileklerimle kocaman kutlayıp, o şeker yanaklarından kıtlayıp, netim de suyunu çekmeden karabatak pozisyonuna geri dönerim. Ösleyin beni anacımmm... 

Nurdish:

Öncelikle iyi dileklerinizden ötürü her birinize çooook teşekkür ederim Mabushi Ailem! Yaşlandık, yaşlanmaya devam ediyoruz... Ama dilerim ki birlikte mutlu mesut yaşlanalım, alalım elimize cadı süpürgelerimizi, baston niyetine kullanarak takma dişlerimizi takırdatarak huzur içinde yaşamaya devam edelim. Aaaah ah! İçim geçmiş sanki biraz... xD 

Neobikime de bilhassa bu güzel güncel için çoooook ama çooook teşekkür eder, ardından aldığım müsaade ile bu yazının altına kendi güncelimi eklerim. 

Buyrun gençler! Bu hafta da rutin güncelimize devam ediyoruz. Bir sonraki hafta diğer mangalarımızdan da eklemeye çalışacağım. 

Hadi bakalım, afiyetler olsun!!!


Yamato Nadeshiko Shichi Henge: 107-108

Yamada-kun to Nananin no Majo: 91-92



QQ Sweeper

By : Rosario~
 Mangaka:  Motomi Kyousuke


Tür: Romantik, Okul Hayatı, Doğaüstü Güçler, Shoujo
Cilt / Bölüm sayısı: 1 cilt / 1 Bölüm ( devam ediyor )

Proje: Mabushi Majo
Çevirmen: Rosario~
Editör: ??





Konusu:

Bu adam temizledimi... mükemmel temizler!! Kyuutarou'nun karşısına onun çırağı olmak isteyen gizemli bir kız çıkar!
 Kalbiniz tümüyle temizlenmiş olacak!!

İndirme Linkleri:
YAKINDA


CİLT 1

PowaQa'nın ''Yattaa!! Kyaaa!! Yihuuu bla bla '' hede hödölü Günceli

By : powaQa





                    Selamlar ossun yine ve yeniden sefgili Mabushi Majo kadim takipçileri…!

Yah! Yah…! Aynen öyle başlıkta yazdığım gibi işte! Sırf Neo'nun güncel günü diye pazar gününe yazmış olduğum son dakika bildirisinin ardından gördük ki, çoğu takipçimiz hönküre hönküre ağlamış, kimisi duvarlarda kafa dayanıklılık testi yapmış, kimileri omuz silkip napalım kaderde varsa… deyip işine gücüne dönmüş, kimileri ki Neobikonun durumuna üzüntülerini dile getirmiş falan feşmekan…


Şinciiiikk hepicüğünüz hazır ve nazır pozisyonlarınızı alın bakiim, çünnnnküüü en bombasından bir günceli vermenin tarif edilemez keyfiyetiyle huzurlarınızdayım efem..fufu Şaşılacak olay ki, Şirine Neo'nun Gargamelle yapmış olduğu dövüş ikindi dolaylarında galibiyetle son bulup,'' ehh pow hadi bu seferde sen ver gaari şu günceli, barnaklarının pası silinsin'' diyerek bildiğiniz saatlerdir bölüm üzerine bölüm postalamakta ve eminim ki her göndermiş olduğu dosyanın ardından saçlarımın giderek yer cekimine karşı koyarak havalanmasına, cazırt cuzurt sesler cıkarmasına kıs kıs gülmektedir kendileri.(nalçak,hain eflat ökkeş, baş adiiitör nolcek yıkılmadım ayaktayım huleann!)

Hah nerede kalmıştık?! Güncel didik… böyle çıtır çıtır mis gibim fırından yeni çıkmış epmek kokusu gibim vesselam didik.. Pek bi doluyuz didik.. pek bi şukelayız didik.. ayy kedi canımızı bizim didik…çok bi emek var bunnarda bakın, ööle tıklayıp geçmeyin didik … Lord of the Manga'yız didik.. vs. vs...



Ha birde oyh o nasıl bir rakamdır yahu?! pek bi sefdim kendilerini... Feysden şeytanlarımız da bol olmuş OMG! 666 yapmışız hay on binlerce kediler adına! sagolunuz var olunuz efem fufu






Eh..yeterli artıkım bu kadar G ve Z'lik, artıkım bölümleri hüpletme zamanıdır minna-san…haydin keyifli okumalar ossun hepinize…Mabushi Sihriyle kalınız, sefgiler, saygılar,hörmetler… ahanda burdan tıklayınız!

Güncel Listesi

Mabushi Majo Ailesi Keyifli Okumalar Diler.

PowaQa'nın Son Dakika Bildirisi!!

By : powaQa


                        Heyyyoo! Selamlar ossun Mabushi-chanlar Mabushi-kunlar…!

''Ebeeet bir pazar gecesi güncel kuşağıyla yine ve yeniden karşınızdayız efem'' demeyi ne çok isterdim, lakin geliniz görünüz ki öyle bir şey söylemeyeceğim. Bu gecelik sözü devralma sebeb-i ziyaretime gelecek olursak, Neobik şuan çok acılar çekmekte çooook minnaa! Neden mi?

Kısadan özetle hikamiz şöyle; Gargamel denen hergele (nam-ı diger Ttnet) bu ay hikayenin baş kahramanı şirine Neobikimizin kendisine şööle dudak ucuklatan bir faturayı çastatanak göndermiş. Eh bittabi esas kızımızında gözleri pörtüm pörtüm pörtlemiş ve bir hışımla telefona sarıldığı gibi o müşteri hizmetleri görevlisi senin, bu müşteri hizmetleri görevlisi benim her birine ayrı ayrı basmıs kalayı en incesinden... Malumunuz sınırsız internetin hepimizce bilinen sabit bir tutarı olmasına rağmen, o bre destursuz rakamın ne akla hizmet kendisine fatura edildiğini anlayamamış esas kızımız ve konuyu tüketici haklarına kadar götürmüş. Eee şimdi pow sadede bir zahmet geliver artık diyenlerimiz olacak… yok kardişim  bu mevzunun sadedi saadeti yok…( yani şimdilik) lanet gitsin bürokrasi demektende baska sözümüz yok anlayacağınız.
Neobikomuzun TTNET'in bu sacma işgüzarlıktan ötürü netine girememesi dolayısıyla bölümlerimiz yayınlanamayacağını, merakla ve hevesle bugünü bekleyen takipçilerimizden motto motto gomenlerimiz eşliğinde bilgisini geçmekte bana düştü böylece sefgili chanlar.

Üzülmece, kırılmaca yok pls! aksilik olmazsa bir sonraki güncel zamanına bir guzellik yapmaya calısacagız. Umarım bu süreçte de Neo, pis gargameli nakavt etmeyi başarır ve  aramıza ışık hızıyla döner temennisiyle bu gecelik bana düşeni yapmış olmanın iç huzuruyla hayalet moduna geçerim artıkım…

haydin kalınız sağlıcakla kimitachi, ja matta..


Nurdish Güncükü

By : Nurdish
Merhabalar Gençlik!

Hastalıkla, yorgunlukla, bir türlü bitmek bilmeyen bir haftanın sonunda karşınızdayım efendim. Neobi'den sonra ben de hastalıktan nasibimi aldım valla. Gerçi gifteki gibi hapşırmak pek yok ama yataklara düştük hani.
Aslında bugün güncel yayınlamamaya karar vermiştim ama yine size kıyamadım. Son kontrollerimi yaptım, bölümlerimi upload ettim ve geldim.

Bu hafta çok mutlu olacağım bir haberle karşılaştım!!! Nodame Cantabile'nin Kore dizisi çıkıyormuş! Yaşasın! Gerçi benim Nodame'mi daha iyi oynayabilecek bir oyuncu olduğunu sanmıyorum ama en azından bir başka versiyonunu daha izleyebileceğim :) (İnşallah dramada abartıya kaçmazlar. Kendimi asmak istemiyorum :P)


Rutinimiz olan 2 Sunako, 2 Yamada'ya bu hafta da devam ediyoruz. Saparrow, Eva, Tigergirl! Ellerinize sağlık şekerler! Bu hafta Sunako'cuğum her zamanki gibi bizi güldürmeye, eğlendirmeye devam ediyor. Yamada ise... şey... kem... küm... biraz tempomuz azaldı. Ortalık duruldu. Bu bir kaç bölüm biraz ağır geçecek gençler. Rica ediyorum idare edin. Çünkü ortalığın  karışması yakındır. Demem şu ki, bu bir kaç bölümü okuyup sıkılıp bırakmayın. Çok pis şeyler olacak! :D

Buyrun efendim, güncel bölümlerimiz:

Yamato Nadeshiko Shichi Henge: 105-106

Yamada-kun to Nananin no Majo: 89-90


Afiyetler Olsun!!!

Neobinin Güncesi: Aramıza Hoşgeldin Dost // Part 2

By : Neobi
Hiç abartısız söylüyorum hayatımda geçirdiğin en en en en berbat geceydi. Bir ila on arası puan vermem gerekirse 1 bile vermem. Eksi altı. Hani çok yüksek standartlarım olduğundan falan değil yani.
Tüm geceyi gayet büyüleyici olduklarını düşündüğüm 4 cadının işgencelerine katlanarak geçirdim. Soğuk nevale gece boyunca sağımda solumda, tepemde dibimde tüneyip bana korkunç şeyler fısıldadı. Sorsanız üşengeçlikten koltuğundan kalkmaz ama...
Rosario ise bir çocuk gibi. Tahminimce en küçükleri. Küçüklerin hep sevimli olduklarını düşünürdüm taa ki dün geceye kadar. O kız tam bir canavar. Nöbet tuttuğu zaman boyunca tek dileği beni kesip biçmek oldu. Saçlarımı çekti, ayak parmaklarıma bir şeyler yaptı. Ve daha sayamayacağım bir sürü saçmalık işte.
Neobi desem o kızı anlamlandırmak zor. Neşeli? Deli? Agresif? Tek bir kategori belirlemek güç. Bir saniye önce dikkatle beni inceleyen kız bir saniye içerisinde neden kendi kendine kızıp bağırır ki. Cidden anlayamadım. Gerçekten en korkutucularıydı. Her an bana bir şey yapabilecek gibi bir hali vardı. Tüm gece asası elinde oradan oraya dolaştı durdu...
Nurdish bence en oturaklılarıydı. Nefes alabildiğim tek nöbet onun ki oldu. Ama oda kısa sürdü. İşleri varmış konuşmalarından anladığım kadarıyla...
Ve beni sorarsanız bir haftadır yatıyorum. Bana söylediklerine göre bir yerlerden yuvarlanmışım. Öyle kırık çıkığım yok ama neden hareket edemiyorum o kısmıda bilmiyorum.
30 yaşına kadar sürdüğüm insan hayatına bu tuhaf dünyaya adım attığım andan beri denek olarak devam ediyorum...

1 Hafta sonra:
Evet sonunda iyileştim. Hatta hiç bu kadar sağlıklı olmamıştım hayatımda. Mütemadiyen kronikleştiğini sandığım ağrılarım artık yok. Gözlerimin etrafındaki inceden kırışıklıklar yok. Ne zaman yağmur yağsa beni çileden çıkaran romatizmam yok. Yeni doğmuş bir bebek gibiyim. Tazecik bir cildim ve enerji ile dolu bir vücudum var. 
Hatta bana bir oda bile tesis ettiler. Tamam iç dizaynı hakkında pek olumlu konuşamam. Zira balkabağından bir yatağı kolay kolay kim sever ki? Ama gerçekten rahat. Cidden. Sonra süpürgeden askılıkta pek alışagelmiş bir ev aleti değil. Ama artık benim için bir önemi yok. Yaklaşık 2 haftadır bu dünyadayım. Ve bir sürü absürtlük gördüm şimdiye kadar.
Yarasa kanatlarına sahip aynamın önünde dikiliyorum bir müddet. Aynada ki yansımama bakıyorum uzun uzun. Yavaş hareketlerle saçlarımı tarıyorum. Bu dünya, bu görüntü, bu insanlar bana tamamen yabancı. Ama bir türlü yadırgayamıyorum. Camın pervazına konan baykuş dikkatimi dağıtıyor. 1 haftadır en iyi arkadaşım olur kendisi. Her akşam ki ritüelimizi tamamlayıp uçup gitmesini izliyorum ardından, ve odadan çıkıyorum.

................

Çok eski bir köşkün salonuna açılıyor odamın kapısı. Yerleri ahşap döşeli bu köşk ilk bakışta insanı ürkütebilecek cinsten olsa da aslında gayet sıcak bir ortamı var. Salonun bir köşesinde 6 kişilik bir yemek masası ve diğer köşesinde ise hiç kullanılmadığı belli olan bir piyano... Eğer yemek masasını geçip sola dönerseniz üst kata çıkan merdivenleri görebilirsiniz. Daha önce çıkmama izin verilmese de diğer kızların odalarının olduğunu düşünüyorum o katta. Yavaşça merdivenlerden çıkmaya hazırlanırken dış kapı açılıyor büyük bir gürültüyle. Olduğum yerde kalıyorum. Sanki üst kata çıkmaya çalışan ben değilmişim gibi, yüzümde büyük bir gülümsemeyle kapıya dönüp
- Ah kızlar hoşgeldiniz... diyorum. Rosario gayet umursamaz bir ifadeyle:
- Ne zamandan beri gelenleri karşılar oldun diyor bana. Cidden bu kızın sorunu ne? İğneleyici sözleri canımı sıksa da aldırmıyorum. Nurdish kibar bir gülümsemeyle selam verirken, nevale eve resmen sürünerek giriyor. Çok fazla yaşadığımı söyleyemem ama hayatımda hiç bu kadar üşengeç ve uyuşuk bir kız görmemiştim. Ah tabi bu konuda onunla yarışan Rosario'yu unutmamak lazım. Neobi'nin ise canı sıkkın gibi. Pek gülmüyor. Öylece yanımızdan geçip hızlı adımlarla merdivenleri tırmanıyor.
Ah.. diyor Nurdish " sen ona pek aldırma. Harika bir gün geçirdiği söylenemez de. " Merdivenlerden çıkan kızın ardından hayranlık ve büyük bir merakla bakıyorum. Gerçek mana da çözemediğim tek kişi Neobi. Doğru dürüst bir muhabbetimiz hiç olmadı. Doğru dürüst gülerken kendisini hiç görmedim. 
- Eeee ne yaptın bakalım bugün evde? Nurdishin sesi düşüncelerimi bölünce gülümseyerek ona dönüyorum.
Tam cevap vereceğim sırada Rosario her zamanki gibi " Tüm gün yattı işte ne bekliyorsun ki "diyerek lafı ağzıma tıkıyor. Yemin ederim buradan gitmeden önce bu kızı bir güzel benzeteceğim.
Ah diyorum kibarca gülümseyerrek: " Şu küçük cadının da dediği gibi tüm gün yattım. Biraz yemek pişirdim ve biraz da etrafı toparladım. Öyle işte "
Ah şekerim ne gerek vardı bir büyüye bakar diyor nevale esneyerek.
Ah doğru ya büyü. Şu dünyada alışamadığım tek nokta bu. Büyü. Her şeyi büyüyle yapıyorlar. Yemeklerini, saçlarını, evlerinin temizliğini ve aklınıza gelebilecek hemen hemen her şeyi. Ne kadar harika değil mi? Düşünsenize dışarı çıkmak için saatlerce hazırlanmanıza, günlerce temizlik yapmanıza gerek yok. Bir büyü her şeyi halleder nede olsa. 
Hey ros diyor Nurdish, Neobiyi çağırda yemek yiyelim. Bana ters ters bakış atıp yanımdan bir hışımla geçip gidiyor. Küçük cadı canını sıktı kanımca. Çok üzüldüğümü söyleyemem ama. Zafer kazanmışcasına kocaman gülümseyerek yemek masasında ki yerimi alıyorum.
 ..........................
Yemek masası bir harika. Bunca şeyi tek bir parmak hareketiyle yaptıklarına inanamıyorum. Nutkum tutuldu ve birazcıkta kıskandım. Tabağıma envai çeşit yemeği doldurduğum sırada Neobinin sesi herkesi kendisine yönlendiriyor.
" Kızlar biliyorsunuz bir müddet önce açılan zaman kapısından bu arkadaş bizim dünyamıza geçiş yaptı. Bir süredir Nurdishle bunu araştırıyorduk. Daha önce dünyadan buraya gelen hiç olmamış. Ve geriye dönüş kısmı biraz sıkıntılı "
"Nasıl yani? Hiç geri dönemeyecek miyim?" diyorum elimdeki çatalı yavaşça masaya koyarken.
"Şey, aslında bir yol var ama..."
"Ama?" 
"İşin aslı zaman kapıları belirli aralıklarla farklı çevrelerde açılırlar. Açılacak kapıyı bulmak zor iş değil fakat senin geçişin biraz karanlıkta kalıyor. Çünkü bunca zaman boyunca diğer tarafa geçenler bizim gibi büyücü insanlardı ve bizim vücutlarımız sizinkilere göre çok farklı. Dünyaya geri dönebilmenin tek yolu bu zaman geçitleri ve vücudunun bunu atlatıp atlatmayacağını bilemiyoruz."
Neobinin ağzından dökülen bu cümleler kanımı donduruyor. Nurdishin yüzüne bakıyorum ama bana bakmıyor bile. Her zaman bana takılmak için fırsat kollayan Rosario tabağındaki yemekle oynuyor. Nevale ise pür dikkat bir şeyleri not ediyor.
"Yani...." diyorum. "Yani demek istiyorsun ki bu geçiş sırasında ölebilirim?"
" Yooo hemen öyle kötü düşünme. Seni güçlendirmek adına farklı iksirler hazırlayacağız. Ve belki vücudunu koruyacak bir zırh. Öyle şeyler işte. " Nurdish bu cümleleri gerçekten bunlara inanmak istermişcesine telaffuz ediyor.
" Ama hayatta kalmamın bir garantisi yok değil mi?" diye soruyorum ufak bir umut ışığı bekleyerek. Fakat kimse konuşmuyor. Sessizlik dayanılmaz bir hal aldığında kendimi tutamayıp patlıyorum.
" Nasıl büyücüsünüz siz? Tek yapabildiğiniz kendi kendinizi eğlendirmek mi? Nasıl bir insanın hayatını koruyamazsınız?"....

................
6 Ay sonra:
Evet bende artık bir cadıyım. Yani sayılırım. Peki peki hayır değilim. Yanlış zaman geçidine düşüp buralara sürünmemin ardından tam 6 ay geçti. 6  ay boyunca bir çok şeye şahit oldum. Kızlar beni geri  gönderebilmek için çeşit çeşit büyü denedi. Ama şimdiye kadar zaman geçidinden geçmeye bir türlü cesaret edemedim. Nede olsa can tatlıdır değil mi?
Bu 6 ay süresince kızların bir sürü yönünü keşfettim. Büyülerini insanları mutlu edebilmek için kullandıklarını, birbirlerine sevgiyle bağlı olduklarını gördüm. 
Artık Rosarioyla aramda sorun bile kalmadı inanabiliyor musunuz? Evet ara sıra hala laf soksa da farkettim ki bu onun ilgi çekebilme yöntemi. Tıpkı benim dünyamda ki küçük çocuklar gibi. Gerçek manada ona kalbinizi açarsanız çok uysal olduğunu fark edersiniz.
Nevale hala uyuşuk ama dost canlısı. Onunla birlikteyken birbirinden alakasız bir sürü konu hakkında konuşabilirsiniz. Sizi rahat ettirebilmek için bütün uyuşukluğunu atar üstünden. Sevgi dolu bir kız yani. Bazen bir anne, bazen bir kızkardeş...
Nurdish ise... En başında da dediğim gibi en aklıselim kişi aralarında ki. Ama yüzünü görmek pek mümkün değil. Çok fazla çalışıyor. Hatta geçenlerde Neobi 2 günün sonunda odasına dalmak zorunda kaldı öldü mü acaba diye. 
Neobi ise tam bir çatlak. Cidden bu kadar eğlenceli olabileceğini zannetmezdim. İnsanlar boşuna ön yargılarınızdan kurtulun demiyor. Bu kız kimseyi kendine yanaştırmamak için etrafına set çekmiş biri. Eğer o seti geçebilirseniz deli dolu, enerjik, bir kız çocuğu görüyorsunuz. Onunla yaşayan insanların kesinlikle yaşlanmayacağını düşünüyorum.
Fakat her güzel şeyin bir sonu vardır değil mi? Her ne kadar hepsine çok fazla alışsam da bu gün onlarla olacağım son zaman dilimi. Gece olupda saat 12'yi vurduğu zaman açılacak olan zaman kapısından, benim için hazırladıkları iksiri içip kendi dünyama döneceğim...
..................

Gece Yarısı:
Herkes beni uğurlamak için burada. Rosario bağıra çağıra ağlayıp eteklerime sarılıyor gitmemem için. Nevale onu yatıştırmakla meşgul ama ağladığını görebiliyorum. Neobi ve Nurdish ise hüzünlü gözlerle bana bakıyor. Neobinin elinde iki iksir şişesi var ve ikisini de bana doğru uzatarak:
" Bunlardan biri geçitten sağ salim geçmene yarayacak büyü. Bunu geliştirebilmek için çok uğraştık biliyorsun. Emin ol dünyalı dostum sağ salim gidebileceksin..."
" Peki diğeri ne?"
" Ah şey hani olur da belki bizimle kalmak istersin diye bir büyü hazırladık. Cadı olman için yardımcı olacak sana. Tabi zorlamıyoruz yani. Seçim senin. Neyi seçersen seç hep seni destekleyeceğiz biliyorsun. "
Tek tek bakıyorum yüzlerine. Birazdan hepsinden ayrılacağım biliyorum. Ve bu beni çok fazla üzüyor. Ama seçimim belli değil mi? Ben bu dünyaya ait değilim ki. Yüzümde hüzünlü bir gülümsemeyle mavi iksiri kapıp bir hamlede içiyorum...

.........................

İnsanlar sırt üstü yatıp yıldızları izlemenin çok zevkli olduğunu düşünür. Fakat bir de o gece göğüne karışmanın zevkini bilseler. O uzaktan baktıkları yıldızların gerçek parıltısını görseler neler olurdu diye düşünmeden edemiyorum bir kaç yıldız toplarken. Topladığım yıldızları hasır çantama tıkıştırıp acele hareketlerle geri dönüyorum evime. Çok fazla geç kalmamalıyım değil mi? Yavaşça odama iniş yaptıktan sonra koşar adımlarla mutfağa yöneliyorum. Tam tahmin ettiğim gibi. Gerçekten bir sürü şey hazırlamışlar. Ve hiç biri büyünün eseri değil. Yamuk yumuk bir pasta, çikolataları kaymış kurabiyeler, kabaramadan fırından koparılmış kekler, keklerin hakkını yiyerek fırında çok kalmış börekler... Gerçekten çok fazla emek vermişler. 
" Hey cadılar, siz de kekin üzerinde yıldızların eksik olduğunu düşünmüyor musunuz? " diyorum topladığım yıldızları yavaşça pastamın etrafına dizerken.
" Ahhh " diyor Ros " sonunda assolistimiz de teşrif etmiş " kocaman gülümseyerek bana sarılıyor. Nurdish pastanın üzerinde ki mumları yakarken nevale de bir kucak dolusu hediyeyle içeri giriyor. Tam mumları üfleyeceğim sırada duymaktan mutlu olduğum o deli dolu ses hınzırca arkamdan şöyle sesleniyor:
" Hey Pow, söylesene bugün kaç yaşına bastın? "
The End
...................
Hahahaha ne eğlenceliymiş ya son ana kadar ana karakteri saklamak. Pek sefdim pek sefdim. Yalnız şu iki bölümlük yazımdan anladım ki yazarlar cidden eli öpülesi insanlar. Ben bu iki bölümü çıkarana kadar göbeğim çatladı onlar seri halinde kitaplar nasıl yazıyor kiiiiğğğğğ.
Her neyse konuyu dağıtmayalım  mabushi chanlar ve mabushi kunlar. Hikayemin ilk bölümünü yayınladığım gün sefgili nakamam Powikomun doğum günüydü. Ne yapsam ne yapsam diye çok düşündüm fakat zorlu yaşam şartları, şehir farklılıkları, kapitalist hayat bizi ayrı düşürdü :P Kendisi şuan güney doğu anadolu'nun kim bilir nerelerinde sürtmekte iş için. Bense ona göre Türkiye'nin diğer ucundayım. Eee nasıl olacak bu iş peki. Ehh dedim neobik sarıl kalemine. Ama cidden aşırı zorlandım. İlk bölüm dğeil de 2. kısım tüketti, sömürdü beni resmen. Neyi nasıl yazayım, zaman geçişleri nasıl olsun bık bık derken bitirdim güç bela mutluyum bu sebeple. Aslında çok şuh bir hikaye yazacaktım kendilerine ama şimdi gelir çemkirir felam neme lazım uraşamam fosil nakamamla :P Janemm doğum gününü kucağımda yıldızlarla kutlarken sana sağlıklı 100'leri devirdiğin ( bence o kadar olmasa da olar ne yapıcan ayol o kadar yıl :P ) sevdiklerinle geçireceğin kocamann bir ömür dilerim. Tüm dileklerin gerçek olsun <3 Ah ve unutmadan aynı ses tekrar sorar:
Harbi pow kaç yaşına bastın? asghfasghfasghf 

Şincik gelelim güncelimize. Listeyi aşağı bırakıveriyorum anacım. Ve saate dikkatinizi çekerim. Daha akreple yelkovan gong'a bile vurmadı yane hahaha xD Aştım kendimi tütütü bana :P

Güncel Listesi:
Black Bird Bölüm 21,5 - 23
Bokura Ga İta Bölüm 32 - 33
Dengeki Daisy Bölüm 65
Honey Bölüm 3
Kaichou Wa Maid Sama Bölüm 63 - 64
Kimi Ni Todoke Bölüm 60
Kyou Koi Wo Hajimemasu Bölüm 22
Kyou No Nira-Nun Bölüm 4
L-DK Bölüm 35 - 36
Love İn The Mask Cilt 16 ( 67-68-69-70)
Nana Bölüm 7
Orange Marmalade Bölüm 51 - 52
Skip Beat Bölüm 168 - 169
Yankee Kun To Megane Chan Bölüm 79 - 80
Yumemiru Taiyou Bölüm 26
Orange Bölüm 10 

Mabushi Majo Ailesi Keyifli Okumalar Diler

- Copyright © Mabushi Majo - - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -